
29-11-2009
|
|
Administrator
|
|
Giriş tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 374
|
|
Kadınların doktora en sık başvurmasına neden olan " şikayeti; meme ağrısıdır. Sağlıklı kadınların çoğunda hafif veya şiddetli, özellikle adet döneminden önce ortaya çıkan meme ağrısı vardır. Bu belirtiyle doktora yapılan başvuruların önemli bir kısmında neden çevresindeki olaylardan etkilenerek meme kanserine yakalanmış olma korkusudur. Sigara kullanımı, fazla kahve (kafein) tüketimi ve stres, meme ağrısını arttıran nedenler arasında yer alır. Meme ağrıları adet döneminin herhangi bir döneminde yani adetten bağımsız bir şekilde ortaya çıkabilirler. Bazı meme ağrıları ise dönemseldir. Meme ağrısının en sık sebebi memedeki yapısal değişiklikler (fibrokistik değişiklikler: kanserle ilişkisi yoktur), kistler ve iltihaplardır. Kanserin meme ağrısına yol açması pek olağan değildir (kanserlerin %1-2’sinde meme ağrısı olur). Ağrının kanseri düşündürmesi için memenin belli bir bölgesinde, bir kitle ile birlikte, kanlı meme başı akıntısı ile birlikte ve sebat eden ağrı olması gerekir. Meme kanallarında olan genişlemeler, göğüs duvarının kas ve kemiklerinden kaynaklanan ağrılar, göğüs sinirlerinden kaynaklanan ağrılar da benzer yakınmalara sebep olurlar. Özellikle adet öncesi dönemde ortaya çıkan ve adet kanamasıyla birlikte ortadan kaybolan meme ağrıları doğurganlık çağında sık görülürler. Adet öncesi sendromunun belirtilerinden biri olarak ortaya çıkabilecekleri gibi adet öncesi dönemin tek belirtisi de olabilirler. Dönemsel meme ağrıları sıklıkla otuzlu yaşlarda görülür ve adet kanamasından 7-10 gün önce başlar ve adetin başlamasıyla ağrı şiddeti azalır. Ağrı genellikle her iki memede mevcuttur ve meme dokusunun en yoğun olduğu üst dış kadranlarda daha sık ve şiddetlidir. Dönemsel meme ağrısı koltukaltı bölgesine, kola ve hatta dirseğe doğru yayılabilir. Dönemsel meme ağrısı basit bir hassasiyet şeklinde olabileceği gibi, sütyen giyilmesinin bile ağrıyı şiddetlendirdiği, biriyle kucaklaşmanın veya yüz üstü yatmanın bile dayanılmaz olduğu durumlar da söz konusu olabilir. Bu tür ağrılar sıklıkla kronikleşir ve kadınların % 80'inde ağrılar menopoza kadar devam eder. Adet dönemiyle hiçbir ilişkisi olmayan ve nedeni tam olarak aydınlatılamamış tipte meme ağrıları genellikle 40 yaşından sonra ortaya çıkar ve bazen menopoz çağındaki kadınlarda da oluşabilir. Ağrılar düzensiz aralıklarla oluşur ve meme dokusunun bir bölümünde olabileceği gibi tüm memeye de yayılabilir. Bu tür ağrılar genellikle "yanma", "çekilme", "sızlama", "zonklama" şeklinde olabilir. Dönemsel ağrılarda olduğu gibi koltukaltı bölgesine veya kola yayılabilirler. Bu tür ağrılar başladıktan sonra 2-3 yıl devam edebilir. Kadınların yarısında ağrılar bu süre içerisinde hafifleyerek kendiliğinden geçer. Ağrı meme kanserinin ender görülen bir belirtisi olmasına karşın yapılan tıbbi değerlendirmeyle meme kanseri olmadığı belirlendikten sonra tedaviye başlanır. Bu amaçla; önce bir Cerrah tarafından meme muayenesi gerekir. 40 yaş altı kadınlarda meme ultrasonu ve 40 yaş üzerinde mamografi ve meme ultrasonu yapılır. Risk faktörü olan kadınlarda veya hekim tarafından gerekli görülen durumlarda mamografi 35 yaştan sonra yapılabilir. Bu tür bir rahatlama çoğu kadında tedavi için yeterli olmaktadır. Tedavide öncelikle kadının kendi meme ölçü ve şekline uygun sutyen kullanarak tedaviye katkıda bulunması son derece önemlidir. İlaç tedavisinde çok çeşitli ilaçlar ve hormonlar kullanılmakta olup her kadının çeşitli türden ilaçlara verdiği cevap farklıdır. Bu nedenle tedavi en az yan etkisi olan ilaçla başlanır ve deneme-yanılmalar sonunda etkili ilaç bulunur. Menapoz öncesi hanımların büyük kısmında görülen bir şikayettir. Kişilerin mesleki, sosyal ve psikolojik hayatlarını etkileyen bir sorundur. Meme ağrısı kronikleşebilir ve uzun yıllar devam edebilir.
Saygılarımla,
Dr. Korhan Taviloğlu
Genel Cerrahi Profesörü
www.taviloglu.com
www.drtaviloglu.tv
|